TÜRKİYE FELSEFE KURUMU YAYINLARI
| Seminerler/Konferanslar | |
![]() |
KUÇURADI, Ioanna (ed.), Türk Felsefe Arastirmalarinda ve Üniversite Ögretiminde Alman Filozoflari, 1986 Kitap, Türk felsefe dünyasindaki kimi Alman filozoflari üzerinedir. Arslan Kaynardag, Hitler Almanyasi'ndan Atatürk Türkiyesi'ne gelen bilim adamlarindan önemli bir kismini olusturan filozoflari ve bu gelisle baslayan felsefe alanindaki Türk-Alman isbirligini; Cemil Akdogan ise bu filozolardan biriyle gelen neopozitivizmin Türkiye'deki öyküsünü anlatiyor. Ioanna Kuçuradi'nin “Nietzsche: Çagi ve Çagimiz”, Bedia Akarsu'nun “Max Scheler: Insan Olma Sorunu”, Yusuf Örnek'in “Bilimde, Felsefede ve Politikada Karl Jaspers” baslikli yazilari, bu filozoflari meslekten olmayan okuyucuya, çagdas felsefeye olan katkilari bakimindan tanitmayi amaçliyor.
|
![]() |
KUÇURADI, Ioanna (ed.), Insan Haklarinin Felsefi Temelleri, 1996 (ikinci baski) Bu kitap, 1980 yilinda yapilan, insan haklarina iliskin bir uluslararasi seminerde sunulan bilidirilerden olusuyor. Yirmi yil sonra, o zaman söylenenleri okuyan için ögretici bir kitap olsa gerek. Dünyada ve Türkiye'de hangi konularda yol alindigini, hangilerinde yerinde sayildigini görmemize yardimci olabilecek bir kitaptir.
|
![]() |
ÇOTUKSÖKEN, Betül (ed.), Felsefe Açisindan Egitim ve Türkiye'de Egitim, 1996
Seminerde tartisilan görüslerin ortak paydasi söyle özetlenebilir: “Dünyaya açik” ve “dünyayi da kendisine, insan varligina açan” insanlar/bireyler yetistirmeyi amaç edinmek; bütün bireyleri evrensel degerlerde bulusturmak. |
|
KUÇURADI, Ioanna (ed.), Dünya Problemleri Karsisinda Felsefe / Philosophy Facing World Problems, 1988 Türkçe ve Igilizce olarak yayinlanan bu kitapta, 1980de düzenlenen, “Insan Haklarinin Felsefî Temelleri” konulu seminerin bir devami olarak 1986 da, Baris Yilinda düzenlenen uluslararasi bir seminerde sunulan bildirileri bulacaksiniz. Kimi dünya problemlerine düsünülmüs çözüm yollari, yeterli oldu mu? Yoksa, bu düsünülmüs çözüm yollari yeni dünya problemleri mi yaratti? Bu sorular üzerine düsünmek isteyenlerin okumasinda yarar olan bir kitap.
|
![]() |
KUÇURADI, Ioanna (ed.), Dünya Problemleri Karsisinda Felsefe / Philosophy Facing World Problems, 1988 Türkçe ve Igilizce olarak yayinlanan bu kitapta, 1980de düzenlenen, “Insan Haklarinin Felsefî Temelleri” konulu seminerin bir devami olarak 1986 da, Baris Yilinda düzenlenen uluslararasi bir seminerde sunulan bildirileri bulacaksiniz. Kimi dünya problemlerine düsünülmüs çözüm yollari, yeterli oldu mu? Yoksa, bu düsünülmüs çözüm yollari yeni dünya problemleri mi yaratti? Bu sorular üzerine düsünmek isteyenlerin okumasinda yarar olan bir kitap.
|
![]() |
KUÇURADI, Ioanna- PEKER Bülent (ed.), Elli Yillik Deneyimlerin Isiginda Türkiye'de ve Dünyada Insan Haklari, 1999 Bu kitap, 1998 yilinda, Insan Haklari Evrensel Bildirgesinin 50. yilinda düzenlenen uluslararasi bir konferansta sunulan bildirilerden olusuyor. Insan haklari arastirmalari ve tartismalarinin yüzyilimizin sonlarindaki durumunu yansitan yazilar insan haklariyla ilgili bazi teorik tartismalara ve bunlarin gerçeklikteki yansimalarina isik tutuyor; ayni zamanda da, yasanan problemler karsisinda, insan haklari arastirmalarini ve egitimini gelistirme yönlerine iliskin bazi yeni sorular ve düsünceler getiriyor. |
![]() |
GÜRIZ, Adnan (ed.), Adalet Kavrami, 2001 (ikinci baski) Bu kitap, 17-18 Aralik 1992 tarihlerinde Ankara'da düzenlenen “Adalet Kavrami” seminerinde sunulan bildirilerden olusuyor. Adalet konusuna disiplinlerarasi bir yaklasimi okuyucuya sunuyor. Kitap, dilimizde, adalet konusundaki ilk eser olma özelligini de tasiyor. |
![]() |
KUÇURADI, Ioanna (ed.), Barisin felsefesi. 200.Ölüm Yildönümünde Kant, 2006 Bu kitap iki tür yazidan olusuyor. Bir kisim yazilar Kant'in bazi kavramlari ile düsünceleri üzerine yogunlasiyor, yaygin anlama biçimleriyle hesaplasiyor veya onlara yeni bir isik tutuyor ve Kant'in bu düsüncelerinin yasamimiz için önemi konusunda çikan sonuçlara isaret ediyor. Bir kisim yazilar da, Kant'in bu kavramlarina dayanan baris anlayisinin gerçeklesebilirliginin siyasal kosullari –örnegin Völkerbund dedigi kurulus– üzerindeki düsünceleri inceleniyor. Birlesmis Milletlerin dünya barisini saglamasi söyle dursun, savaslari önleyememesinin bunca tartisildigi günümüzde, Kant'in bu konudaki söyledikleri bizlere düsünme malzemesi sagliyor.
|
| Telif Yayinlar | |
![]() |
DINÇER, Kurtulus, Bilimsel Açiklamada Hempell Modeli, 1993
Günlük yasamda oldugu kadar çesitli bilimlerde de önemli bir bilme yolu olan “açiklama”, günümüz Bilim Felsefesinin ana tartisma konularindan biridir. C.G. Hempel'in “açiklama modeli” bu alanda en yaygin olani ve belki de en çok elestirilenidir.
Ne var ki, bu elestirilere baktigimizda, bunlarin da Hempell'in bu “modeli” olustururken dayandigi ayni çerçeve içinde yapildigi kitapta gösteriliyor ve Bilim Felsefesinin ana konularindan biri olan “açiklama” konusunda okuyucuya düsünme firsatini sagliyor. |
![]() |
TEPE, Harun, Etik ve Metaetik, 1997
Bu kitap, “bilimsel felsefe”nin etikte bir yansimasi olan ve Anglo-Amerikan felsefe dünyasinda bugün etikle en yaygin ugrasma yolu olan metaetik üzerine, ülkemizde yayimlanan ilk çalismadir.
Harun Tepe bu çalismasinda, etik alaninda metaetik ile kural getiren (normatif) etik yaklasimlarini benimseyenler arasindaki tartismayi serimlemekte, bu tartismanin kaynagina ve sonuçlarina isik tutmakta, ayrica da etikteki bu yaklasimlarin özgün bir degerlendirmesini yapmaktadir. |
![]() |
KUÇURADI, Ioanna, Uludag Konusmalari, 1997 (üçüncü baski)
Kitap, Ioanna Kuçuradi'nin Uludag Üniversitesinin Egitim Fakültesi ögrencilerine yaptigi üç konusmadan olusuyor.
Temelini yazarin bir bütün olarak felsefe görüsünde bulan bu Konusmalar, sürekli gündemde bulunan, ama kullananlarin bunlarla ne kastettikleri pek belli olmayan üç terime -:‘özgürlük', ‘ahlâk' ve ‘kültür'e-, anlasilmasi ön felsefe bilgisi gerektirmeyen bir dille isik tutuyor. |
![]() |
KUÇURADI, Ioanna, Nietzsche ve Insan, 1997 (üçüncü baski)
Nietzsche'nin, yüzyirmi-yüzotuz yil önce, insanlar ve degerlerle, çagi ve çagimizla ilgili söylediklerini dogru anlayabilmek, onun bütün yazdiklarini birbiriyle ilgilerinde okumayi gerektiriyor.
Ama böyle bir okuma, ayni zamanda, bir filozofun getirdigi düsünce ve kavramlarin, baglantili olduklari sorunlardan koparilarak ele alindigi zaman, nasil yanlis anlasilabildigini, nasil ezbere kullanilabildigini de görmemize yardimci oluyor; bu da, günümüzün en önemli sorunlarindan biri olan ve yasamin her alaninda kendini gösteren kavram kargasisini dert edinenlerimize, bu kargasanin nasil asilabilecegi konusunda bazi ipuçlari yakalayabilmeyi sagliyor. |
![]() |
KUÇURADI, Ioanna, Insan ve Degerleri, 1998 (ikinci baski)
Ayni insanlarin, ayni eylemlerin, ayni olaylarin, ayni durumlarin farkli sekillerde degerlendirilmesi insan dünyasinin bir olgusudur. Bu olgu kimi düsünürleri “degerlerin göreli oldugunu” ileri sürmeye ve bundan eylemle ilgili sonuçlar çikarmaya götürmüstür. Kimi filozoflar da bu sava karsi “degismez, evrensel degerler oldugunu” temellendirmeye çalismistir. Degisik ve degisken dünya görüslerinin varligi, ayrica da ayni konularda degisik ve degisken normlarin çoklugu olgusu, yüzyilimizda çogulculugun bir ideal haline getirilmesine yol açmis; bu çogulculuk da, yüzyilimizin ikinci yarisinda kimi düsünürleri bütün görüslerin ve normlarin “esdeger” oldugunu ileri sürmeye götürmüstür. Kitap bu iki yönlü olguyu bir açiklama girisimi, ayni zamanda da degerlendirme fenomenine ve degerlere görelilik-mutlakçilik seçenekleri disinda bir isik tutma çabasidir: bunlarin ne olduguna isik tutma çabasidir. |
![]() |
KUÇURADI, Ioanna, Etik, 1999 (üçüncü baski)
Bu Etik 1970lerin basinda ilk yayimlandigi siralarda, etik sorunlarla ugrasmak bugün oldugu gibi moda degildi. Geçen yirmibes-otuz yilda etik, felsefede en çok ugrasilan alanlardan biri oldu, çesitli meslek etikleri dünyada da bizde de bir patlama gösterdi. Ne var ki, dünyadaki siyasal ve bilimsel gelismelerin yarattigi gereksinimlerden dolayi, ‘etik'le çok ugrasilmakla birlikte, etige bakis degismemistir. Etik bugün de bir normlar alani olarak görülmekte ve ondan, bize yasarken ne yapmamiz gerektigini söylemesi beklenmektedir. |
![]() |
KUÇURADI, Ioanna, Schopenhauer ve Insan, 2006 Schopenhauer ve Insan , özellikle insan-kisi ayirimi üzerinde yapilmis bilimsel bir çalismadir. Insan, toplum teki olarak degil de kisi olarak ele alindiginda ve kisi basarilari insan basarilarindan ayird edildiginde, karsimiza insanin basari alanlarinin yeni degerlendirmeleri çikiyor. Yasayan, arastirma ve sanat yapan insan ile, yine yasayan, arastirmada ve sanatta yaratici olan kisi arasinda bir ayirim yaparak ve cinsini temsil eden insan ile, insana insan adini tasimaga lâyik kilan insan arasindaki farklari göstererek, insan problemine net bir isik tutuyor bu eser. Günümüzde insan problemi nerelere itilmek isteniyor? Insan ile kisi görüsü arasindaki ayirimin nerelerine siki sikiya bagli olan insan probleminin itilmek istendigi farkli yönler, bu eserin okunmasiyla bilinçlenecek bizlerde. |
![]() |
KUÇURADI, Ioanna, Insan Haklari Kavramlari ve Sorunlari, 2007 Ioanna Kuçuradi insan haklari ve hukuk-devlet-siyaset felsefesi yazilarini bir araya getirdigi bu kitapta, özellikle felsefi bilgiyle temellendirilmis açik bir insan haklari kavraminin önemi üzerinde duruyor. Insanin degerinin bilgisine dayanan kendi insan haklari kavramindan yola çikarak, insan haklarinin korunabilmesi ve ihlallerinin önlenebilmesi için nasil bir hukuk, devlet ve siyaset anlayisiyla hareket edilmesi gerektigini tartisiyor. Bu tartismayi yaparken bir yandan teorik sorunlara diger yandan da bu teorik sorunlarin yol açtigi pratik sorunlara deginerek, bunlarla nasil basa çikilabilecegine yönelik önerilerde bulunuyor. Bu kitap, ülkemizde bu alanda gerek teorik gerekse pratik düzeyde is görenler bakimindan önemli bir boslugu dolduracak niteliktedir. |
| Ingilizce Yayinlar-Çeviriler | |
![]() |
KUÇURADI, Ioanna (ed.), Philosphy and Cultural Development, 1993 Development given as the main objective to national and international policies in the fifties, but understood merely as e c o n o m i c development -and what is more, as unlimeted industrial production in so-called developed countries and as increase of the per capita income and industrialization in the developing ones-, not only failed to fulfill the relevant expectations, but also created its own undesirable facts: some of the global problems which the world community had to tackle in the past few decades and which still occupy its agenda. In the face of these problems the idea of “cultural development” was brought as an additional objective for these policies. The reason of attempting a philosophical scrutiny of idea of “cultural development” is the part this “development” seems to play in the creation of some other “undesirable” facts of the presenty-day world -a part apparently due to the ambiguity in the understanding of this idea, which leads to incompatible orientations and practices. |
![]() |
KUÇURADI, Ioanna (ed.), The Idea of Development. Between its Past and its Future, 1993
Ideas play a more crucial role in history than they appear to do at first sight. If not sufficiently scrutinized, they sometimes lead to results far divergent from t h e initial intetions of those who put them forth as lines of orientation for practice. This seems to be also the case with the idea of ‘development', which has marked social and political practice in the second half of the Twentieth Century.
In this volume philosophers from different parts of world, discuss, and attempt to evaluate, from epistemological and ethical points of view, the idea of development, as the principal objective of national and international policies during the past few decades.
|
![]() |
KUÇURADI, Ioanna (ed.), The Idea and the Documents of Human Rights, 1995
The most significiant achievement of the the Twentieth Century is, probably, the importance ascribed to t h e i d e a of human rights. and perhaps the most significant endeavour of the world community in the second half of the Twentieth Century is its attempt to codify these ethical demands in declarations, covenants, charters and similar instruments expected to have universal validity. Yet besides the unscrupulous murder, torture and social injustice, which continue to prevail in our world, recently we also see gaining ground tendencies to promote demands unnoticeably undermining the efforts to protect human rights. What are our shortcomings? The present volume is an attempt to bring into focus one of these shortcomings: the lack of clear knowledge of what human rights are, which seems to be the origin of various discrepancies within and between international human rights instruments -discrepancies that in many countries often block the way of those who work for the protection of human rights. |
![]() |
|
![]() |
TEPE, Harun (ed.) , Etik ve Meslek Etikleri, 2000 Son yillarda meslek etiklerinden daha sik söz edilmeye baslandi. Çesitli mesleklerde karsilasilan etik sorunlarin gittikçe daha fazla farkina varilmasiyla birlikte meslek etiklerinin sayisi da artti. Etik sorunlari asmak için her meslek kendi meslek ilkelerini gelistirmeye giristi. Sonuçta nerdeyse meslek sayisi kadar ‘etik' ortaya çikti. Bu durum akla su sorulari getirmekte: “Bir meslegin yapilmasi sirasinda karsilasilan etik sorunlar, günlük yasamda karsilasilan etik sorunlardan farkli midir?', ‘Yoksa farkli mesleklerde, çözümleri o meslege özgü kimi bilgiler de gerektiren, ayni türden etik sorunlarla mi karsi karsiyayiz?”. Kitapta yer alan yazilar bu ve benzeri sorulari ele alarak, meslek etiklerine farkli bir yaklasimin gerekli olduguna dikkati çekmektedir. |
![]() |
HEIDEGGER, Martin, Metafizik Nedir?, 1991 (ikinci baski)
“Metafizik nedir?” sorusu, Heidegger'in yasami boyunca hep yeniden üzerinde düsündügü, hep yeniden ele aldigi bir soru olmustur.
Kitapta, Heidegger tarafindan metafizik konusunda farkli zamanlarda kaleme alinan üç metin ve bu metinlerin anlasilmasina yardimci olan Richard Wisser'in bu metinler üzerine bir yazisi -Almanca ve Türkçe olarak- yer aliyor. |
![]() |
KANT, Immanuel, Pratik Aklin Elestirisi, 1994 (ikinci baski)
Kant'in üç Elestirisinden ve Etikle ilgili iki ana yapitindan biri olan Pratik Aklin Elestirisinin orjinal metniyle birlikte yayimlanan bu çevirisi, ilk defa 1980de yayimlanmisti. Çoktan tükenmis olan bu çevirinin ikinci baskisini, etik sorunlarin ülkemizde ve dünyada gündemde oldugu ve bu sorunlara kültürel yaklasimlarin yayginlik kazandigi bir zamanda okurlarimiza sunmaktan, böylece de i n s a n i temel alan ve insan olan herkese seslenen bir Etik örnegini vermekten mutluluk duyuyoruz. Ne zaman ve nerede olursa olsun, etikle ciddî olarak ilgilenen herkesin okumasi gereken bir kitap. |
![]() |
KANT, Immanuel, Gelecekte Bilim Olarak Ortaya Çikabilecek Her Metafizige Prolegomena, 1995 (Ikinci baski) Kant'in dilinde bilim, ‘saf' ama bilgimizi genisleten yargilardan olusan çesitli bilgi alanlari; ‘bilim olarak metafizik' ise, dogaya ve ahlâkliliga iliskin, bu nitelikte bilgilerden olusan bir sistem anlamina geliyor.
Insanin bilme yetisinin sinirlarini asmasi sonucu ortaya çikan eski metafizigin kuruntularini bir kenara itmek ve “bilim olarak metafizigi” kurabilmek için, ilk önce insanin bilme yetisinin sinirlarini çizmek, “insanin bilme yetisi neleri bilebilir?” sorusunu yanitlamak gerekiyor. 1883'te yayinlanan Gelecekte Bilim Olarak Ortaya Çikabilecek Her Metafizige Prolegomenada Kant, insanin bilme yetisinin sinirlarini çizmenin ilk denemesini yapiyor. Bilgi Felsefesiyle ugrasan herkesin okumasinda yarar olan bir kitap. |
![]() |
KANT, Immanuel, Ahlâk Metafiziginin Temellendirilmesi, 1996 (ikinci baski) Pratik Aklin Elestirisiyle birlikte Kant'in Etikle ilgili iki ana yapitindan biri olan ve bu Elestiriden önce yayinlanan Ahlâk Metafiziginin Temellendirilmesinde Kant, günlük yasamda eylemde bulunurken, kendimizle iliskimizde temelini bulan ahlâkliligin olanaginin kosullarini serimliyor. Kant'a göre ahlâklilik, baskalariyla iliskilerimizde istediklerimizin her türlü kisisel çikardan bagimsiz olmalarinda bulunur. Ancak kendimizi ve baskalarini böyle çikarlar için araç olarak degil, amaç olarak görerek eylemde bulundugumuzda ahlâkli oluruz. Kisisel ve grupsal çikarlarin olusturdugu eylemler karsisinda, çikarsiz hiçbir sey yapilamayacagi kanisinin yaygin oldugu dünyamizda, Kant bu kitapta, erdemli yasamanin onsuz olunamayacak bir kosuluna -baskasini amaç olarak görme kosuluna- güçlü bir isik tutuyor. |
![]() |
HUSSERL, Edmund, Kesin Bilim Olarak Felsefe, 1997
Husserl bu kitapta, dogalcilik ve tarihselcilikle, özellikle de onlarin arkasindaki pozitivizm ve spektisizmle hesaplasiyor.
Husserl'e göre arastirma dürtüsü felesefelerden degil, seylerden ve problemlerden yola çikmalidir. Atilmasi gereken önemli adim, fenomenolojik nelik kavrayisiyla, sonsuz bir çalisma alaninin açildigini ve tüm dolayli sembollestiren ve matematiksellestiren yöntemler olmadan da kesin ve gelecekteki tüm felsefe için belirleyici olan bilgilerin ortaya konabileceginin farkina varilmasidir. |
![]() |
Nicolai Hartmann bu kitabinda, günümüzde yaygin olarak yapildigi gibi, bilgiye yalnizca bir bilinç fenomeni olarak bakmanin, bilgi ve varlik arasindaki baglantiyi göz ardi etmenin sakincalarina dikkati çekiyor. Bilmenin askin bir edim, her bilginin de bir varolana, bir nesneye iliskin oldugunu animsatarak, bilgiye ontolojinin isiginda bakmanin, basta bilginin dogrulugu-kesinligi sorunu olmak üzere, birçok bilgi sorununu aydinlatmada ne kadar yol açici olabilecegini gösteriyor.
Bizi, günümüzde sikça yapildigi gibi, kuramlardan veya görüslerden fenomenlere degil, sorunlardan ve fenomenlerden kuramlara gitmeye çagiran Hartmann'a kulak vermenin tam zamani olsa gerek. |
| Diger | |
![]() |
KAYNARDAG, Arslan, Bizde Felsefenin Kurumlasmasi ve Türkiye Felsefe Kurumu, 1994 Arslan Kaynardag'in bu kitabi, 1920lerden bu yana üniversitelerimizin felsefe bölümleri disinda örgün biçimde yapilan ve felsefenin islevini gerçeklestirmeyi amaçlayan çalismalarin öyküsüdür.
Bir bilgi alani olarak felsefe, yeni bilgilerin getirilmesiyle gelisiyor. Ne var ki, bu bilgilerin olan bitenleri aydinlatabilmesi ve onlardan tüm insanlarin yararlanabilmesi için, ulusal ve uluslararasi düzeydeki çalismalarin kurumlasmasi ve bazi çalisma geleneklerinin olusmasi gerekmektedir.
Bu kitap, bu alanda 65 yildir yapilan çalismalarin belgelerini de göstererek, felsefenin ülkemizde kurumlasma yoluna girdigine taniklik ediyor. |
![]() |
KUÇURADI, Ioanna (ed.), Yüzyilimizda Insan Felsefesi. Takiyettin Mengüsoglu'nun Anisina, 1997 Mengüsoglu'nun felsefî antropolojisinin çagdas antropolojiler arasinda çok özel bir yeri vardir. Önemi, onun, metafizik yönden yüklü pek çok kavrami ustalikla bir yana iterek, insani fenomenlerine dayanarak ortaya koymasinda yatar. Felsefî antropolojisinin önemi ise, insani tek bir kavram veya özellige indirgemeden ve onun bütünlügünü parçalamadan, açik bir varlik olarak görmesindedir. Insan felsefesinde önemli olan da, insana böyle bir tavirla yaklasabilmektir.
|
![]() |
KAYNARDAG, Arslan, Kadin Felsefecilerimiz, 1999
Türk kadin felsefecileriyle ilgili bir arastirma olan bu kitapta, degerli düsünce tarihçimiz Arslan Kaynardag, Osmanli'dan Cumhuriyet'e nelerin devredildigini belirttikten sonra, Tanzimat ve Mesrutiyet dönemlerinde edebiyatçi ve yazar kadinlarimizin sayisi az oldugu halde, Cumhuriyet'ten önce kadin felsefeci olarak ancak bir kisiyi -Fatma Aliye Hanimi- gördügümüzü belirtiyor ve kadin felsefecilerimizin yetismesinde Cumhuriyet'in oynadigi rolü vurguluyor.
Kitapta 26 kadin felsefecimiz kisaca tanitiliyor ve çalismalarindan örnekler veriliyor. |
![]() |
AKYOL, A. Faruk- ÖGE, YAZICIOGLU Sanem, Türkiye Felsefe Yayinlari Kaynakçasi, 2000
Harf devriminden bu yana yayinlanan telif ve çeviri kitaplar ile makaleleri kapsayan bu Kaynakça, Türkiye'de bu boyutlarda bir felsefe kaynakçasi hazirlamanin ilk denemesidir. Kaynakça, yalnizca Türkiye'deki yayinlari kapsiyor. Felsefecilerimizin yurtdisinda yaptiklari yayinlar bu Kaynakçada yer almiyor.
|
![]() |
ÇOTUKSÖKEN, Betül, Cumhuriyet Döneminde Türkiye'de Ögretim ve Arastirma Alani Olarak Felsefe, Seçilmis Metinler, 2001
Bu kitapta, ülkemizin ‘felsefe haritasinin' ana çizgileri belirgin kilinmaya, ‘düsünce akrabaliklari' sinirlar ötesi bir anlayisla, somut örnekler -yüksek lisans ve doktora tezleri kaynakçasi ve felsefe metinleri seçkisi- araciligiyla gösterilmeye çalisilmaktadir.
Cumhuriyetin bir “yurttaslar” ve “kurumlar” bütünü oldugu saptamasindan yola çikilarak, özellikle üniversitelerde ve üniversite disi ortamlarda gerçeklestirilen felsefe etkinlikleri, daha açik bir deyisle “felsefenin gündemi”, tarihsel arka plâni da hesaba katilarak sergilenmektedir. |
|