Yozlaşma (corruption) 21. yüzyılın başında, dünya düzeyinde gördüğümüz bir olgudur. Birleşmiş Milletlerde 2003 yılında kabul edilen “Yozlaşmaya Karşı Sözleşme”nin Önsözünde, yozlaşmanın, “demokrasinin ve hukuk devletinin temellerini kazıdığı, insan hakları ihlâllerine yol açtığı, pazarları bozduğu, yaşam kalitesini kemirdiği ve organize suçların, terörizmin ve insan güvenliğine yönelik diğer tehditleri arttırdığı” belirtiliyor.

Yozlaşma, genellikle, kişilerin, başka kişilerle günlük ve meslekî ilişkilerinde, maddî ya da maddî olmayan bir çıkar için, etik değer bilgisinin gerektirdiklerini ve meslek ilkelerini gözardı ederek, diğer kişilerin/grupların haklarının ihlâl edilmesine yol açma biçiminde ortaya çıkar. Bu ihlâl insan haklarının bir ihlâli olunca, çok defa, telafi edilemeyecek sonuçlara götürür.

Sosyal hizmet mesleği, doğal nedenlerden ya da bilgisizlik yüzünden kendi haklarını koruyamayanların haklarının korunmasını sağlama mesleği ise, bu alandaki yozlaşma, bu mesleğin varoluş amacına ters düşer.

Elinizdeki araştırmanın amacı, ülkemizde bugün, sosyal hizmetlerde karşımıza çıkan yozlaşmanın en yaygın biçimlerine parmak basmak ve bu araştırmanın sağladığı bilgilere dayanarak, sosyal hizmetler alanındaki yozlaşmanın azalması, sonra da ortadan kalkması için, kimisi basit, kimisi karmaşık olan yapılması gerekenlere ışık tutmaktır.

Bu araştırmanın ve bir parçası olduğu “Sosyal Hizmetlerde Yolsuzluk ve Diğer Etik Sorunları Aşmada ve Önlemede Bir Yol Olarak Etik Kapasite Geliştirme” projesi çerçevesinde yapılan çalışmaların, sosyal hizmetlerde yozlaşmanın yol açtığı problemlerin ortadan kalkmasına ˗en azından azalmasına˗ katkısı olmasını ve T.C. Başbakanlık Kamu Görevlileri Etik Kurulunun kuruluş amacına hizmet etmesini dileriz.

“Sosyal Hizmetlerde Yanlış Uygulamalar, Etik İhlaller ve Sorunlara İlişkin Bir Araştırma” çalışmasını .pdf formatında buradan indirebilirsiniz.

İoanna Kuçuradi
Türkiye Felsefe Kurumu Derneği Başkanı